KOCAM SANAL SEKS İLE BAŞLATTI HAKİKAT OLDU

Zamanla internete takılmaya, birlikte chat yapmaya başladık. Erkeklerle konuşmamı istiyordu. Ben ilk başta istemiyordum sarihçesi. Onun ısrarları, benim de coşku duymaya başlamam bizi yabancı erkeklerlerle chat yapmaya itti. Ufak sohbetler oluşmaya başladı. Zamanla bu sohbetlerin dozu, erotizm seviyesi artmaya başladı.
Fakat bu sohbetler anlık oluyor, orada kalıyordu. Devam ettirecek, düzgün birini bulamıyorduk. Bazısı çok sapık, bazısı çabukçu, bazısı ukala… Biz ise bana gerçekten değer verecek, her şeyi paylaşabileceğimiz birini istiyorduk.
Zaman içersinde aradığımız bireyi bulduk, Msn de konuşmaya başladık. İsmi Mustafa. 30 Yaşında işi eforu olan konutlu biriydi. Senelerdir konutlu bir çiftle tanışamadığından tasa yanıyordu. Bizim hakikat olmamızı çok istiyordu. Sırça açtık, üzerimde eşofmanlarım vardı. Çok yakışıklı çok nazikti. Hiç çabuksu yoktu ve konuşmaları çok seviyeliydi. Sabaha kadar ordan burdan arada seksten sohbet ettik.
Her gün konuşuyorduk artık. Eşim varken de yokken de Mustafa ’yla sohbetlerimiz devam ediyordu. Benimle gerçekten ilgileniyordu. Benden seviyordu. Her şey çok iyi gidiyordu. Arada haylazlıklar da yapıyorduk. Memelerimi anlık açıp göstermekten, kamera karşısında suratımız görünmeden amımı okşamaya kadar vardık. O da bize kendi muhteşem aletini gösterdi. Eşimle öpüşürken, ya da eşim beni okşarken bizi izliyor, övgüler ediyordu.
Fantaziler anlatıp birbirimizi heyecanlandırıyorduk. Sırçayı kapatıp bizi yalnızca dinleyebilirken eşimle seks yapıyorduk. Seslerimiz onu çok tahrik ediyordu. Biz de inanılmaz haz dinliyorduk bundan.
Bir sene kadar sürdü bu sohbetler. Mustafa ve eşim artık görüşmek istiyorlar, ben bir cinsli olur diyemiyordum. Çok güç bir vaziyet öğrenirsiniz. Resmen sevgilim vardı her fırsatta görüştüğüm, sanal seks yaptığım… Eşim de bunu biliyordu. İki erkek vardı hayatımda… İkisi de benim mutlu olmam için uğraşıyorlardı gerçekten…
Benim hudutlarıma saygı gösteriyordu Mustafa. Her şeyimi öğreniyordu artık. Ama her şeyimi… Sekte nelerden sevdiğimi dahi… Ve sonunda, nihayet ben de eşimin isteğine uyup Mustafa ’ya buluşalım dedim. Farklı şehirlerdeydik. Bayağı da uzaktık. Kararlaştırdığımız gün, ben her zamanki gibi giyindim. Üzerimde bir kazak altımda uzun etek başımda örtümle onu karşılamaya gittik eşimle. Hiç konuşmuyorduk.
Mustafa otobüsle geldi. Otobüsün içerisindeyken tanımıştım onu. Eşim ayrı bir yerde ben ayrı bir yerdeydim. İhtiyattı bizim için. Hala son evrede fikrimi değiştirebilirim diye düşünüyordum. Beni görmüş ama tanıyamamıştı. Beni hiç örtülü görmemişti zira. Bedenimde neremde ben var, onu dahi bilen adam örtümden dolayı beni tanıyamamıştı.
Eşimle tokalaştılar. Hava soğuktu. Benden uzaklaştılar azıcık ben indirme peronunda kaldım. Onlar otogara girdiler. Eşim arıyordu. Sen arabaya git dedi. Yalnızca tamam dedim. Arabaya gitti beklemeye başladım.  Bir an evvel eşimin gelmesini ve konutumuza gitmek istiyordum. 15 dakika sonra ikisi beraber karşıdan geliyorlardı. Hiç bir şey düşünemiyordum.
Eşim direksiyona geçti. Mustafa arkaya oturdu bende öndeydim. Eşim bana tebessümüyordu ben çok tedirgin, can veresiye coşkuluydum. Eşim gaza bastı. Mustafa,
“Hoşgeldin demeyecek misin Buket?” dedi. Başımı çeviremedim dahi coşkudan, titreyen sesimle öylesine bir
“Hoşgeldiniz” dedim. Sizli bizli konuşmam onu susturmuştu. Neden öyle dedim öğrenmiyordum gerçekten. Eve geldik. Ben öndeydim eşimle mustafa arkamdan geliyorlardı. Apartmana girdik. Süratli süratli açıyordum kapıları… Sanki biri bizi görecek, yakalayacak, kabahatliymişiz gibi…
Zemin kattaydı dairemiz. İçeri girdik. Orda göz göze geldik ilk. Salona geçtik. Montunu çıkardı, aldım. Bir elimde montu vardı. Elimi uzatarak,
“Güzel geldin Mustafa” dedim. Sıcacık bakıyordu. Tebessümerek
“Güzel bulduk Buket…” dedi. Öpsem mi, öpmesem mi, yanaktan mı, dudaktan mı derken, coşkudan titreyen elimle yalnızca tokalaştık. Gidip montunu astım içeri giremiyordum tekerrür… Coşkuyla kapının önünde bekliyordum. Nihayet kapıyı açıp
“Ben yemek hazırlayayım” dedim. Gerçeğinde yemek hazırdı. Sofra hazırlanacaktı yalnızca. Mutfakta bir sigara içtim. Salondaki masaya kurmaya başladım.
“Takviye edelim mi?” dedi eşim.
“İyi olur” dedim. Kısa müddette kurduk sofrayı hiç konuşmadan. Yemek yerken de pek konuşmadık. Mustafa ’nın yolculuğu ve havaların soğuk olması dışında. Yemekten kalktık sofrayı beraber topladık. Mustafa
“Bulaşığa takviye edeyim mi?” dedi. Eşime baktım tereddütlükle, onunla yalnız kalmaktan ürküyordum hala…
“A, olur tabi, iyi olur” dedi eşim. Biz Mustafa ’yla bulaşıkları deviriyorduk. Benim sessiz ve tedirgin halim onun duyarlı gözlerinden kaçmamıştı tabi…
“Buket, lütfen rahat ol. Hoş bir akşam geçiririz. Yalnızca dost gibi. İsterseniz hemen de gidebilirim. İstersen hemen, bu gece giderim. İstersen iki gün burda kalabilirim. Sizi üzecek halim yok. Tüm karar Mert ve senin…” dedi.
Onun bu sözlerine hafiflemiştim. Zira istemezsek Mustafa zorlamayacaktı bizi. Bulaşıkları yıkadık.
“Baş örtünü çıkarmayacak mısın?” dedi. O söyleyince farkına vardım, hala başımda duruyordu örtü,
“Çıkartırım elbette, her zaman taktığım şey değil” dedim.
Salona gittik. Saat sekiz olmuştu. Eşim beni çağırdı yatak odasına girdik. Sarıldı
“Benim hoş karıcım, nasılsın, kendini nasıl seziyorsun?” dedi.
“Öğrenmem, sen nasılsın?” dedim.
“Ben iyiyim” dedi eşim
“Öyleyse ben de iyiyim” dedim. Gülüştük. Uzun bir öpücük kondurdu dudaklarıma.
“Anlıyorum, çok coşkulusun, farkındayım. Ama rahat ol, ne kazançsa içinden onu yap bir tanem” dedi ve salona döndü. Çay koydum hemen.
Yatak odasına geçip tamamen soyundum. İçime hiç bir şey giymedim. Tek parça kırmızı bir ağabeye giysim vardı. Üçgen göğüs dekolteli ip askılıydı. Sırtı da dekolteydi. Uzun saçlarımı tokayla en yukarda topladım. Deri rengi ince külotlu çorabımı giydim. Kıyafetimin etek boyu dizlerimin bir karış üzerindeydi. Kırmızı parlak bir dudak boyası sürdüm dudaklarıma. Aynada baktım kendime. Çok güzel olmuştum. Eşim sesleniyordu
“Çay koydum, beş dakikaya geliyorum” dedim. Çay olmuştu. Tepsiye koydum çerezde koydum. Salona gittim, içeri girdiğimde ikisi de şok olmuşlardı. Ben aldırışsız davrandım. Rahat olmaya çalışıyordum. Tepsiyi masaya koydum. Eşim
“Aşkım, çok hoş olmuşsun” diyordu. Mustafaya dönüp
“Mustafa, sen sevmedin mi yoksa?” dedim.
“Çok sevdim Buket, ama dilim yakalandı, diyecek kelime bulamıyorum” dedi o da…
İki erkek tarafından böyle hoşlanılmak güzelime gitmişti. Çok coşkuluydum. Ellerim titriyordu. Arkamı dönüp onlara çayları doldurdum. İkisi de popoma bakıyorlardı emindim. Çayları ikram ederken ikisinin de gözleri yuvalarından çıkacak gibiydi göğüslerime bakarken.
Eşimin yanına oturdum. Mustafa karşımdaydı. Bacak bacak üstüne atttım. Mustafa bacaklarımdan gözlerini alamıyordu. Ne kadar hoş, arzu dolu ve seksi bir kadın olduğumdan bahsediyordu kocam. Eşimin bu konuşmaları beni çok hafifletiyordu.
Mustafa ’ya eşiyle arasını sordum. Dışardan bakıldığında hoş bir konutluluğunun olduğunu ama cinsel olarak eşinin çok yakalayıcı olduğunu anlattı yana yakıla… Hiç böyle ateşli bir giysiyle, makyajla karşısına çıkmamış karısı.
Kendime inanamıyordum. Neler konuşuyordum elin adamıyla ve üzerimde seksi bir giysiyle, bacak bacak üstüne atmış, onun karşısında kocamın yanında… Adamın cinsel hayatından bahsediyorduk çok banalmiş gibi…
Bir cinsli bu düşünceleri kafamdan atamıyordum. Ne kadar rahat davranmaya çalışsam da ellerim ve sesim titriyordu. Sohbet ediyorduk. Ara gizeme konuşacak bir şey kalmayınca Mustafa ya  da eşim devreye giriyor konuşmaya devam ediyorduk. Zaman geçiyordu bir biçimde. Cinsel sohbetler de ediyorduk.
Çay bitmişti. Kalktım, mutfağa gidip tekerrür çay koydum. Yatak odasına girdim. Mavi askılı kısa eteğimi giydim. O kadar kısaydı ki her yerim görünüyordu. Mavi bir külodum vardı onu da giydim. İçeri girdim.“Oooo..” dediler ikisi de hayranlıkla… Ben çekingen bir biçimde, tekerrür eşimin yanına oturdum. Mustafanın karşısına… Bacak bacak üstüne atmadım ama, zati ne kadar uğraşsam da oturduğum yerde, külodumun görünmesine mani olamıyordum. Mustafa da farketmişti rahat edemediğimin sanırım, pek bana bakmamaya çalışıyordu. Sohbet ediyorduk artık daha çok konuşuyordum. Beni konuşturuyorlardı öğrenerek.
Çay için mutfağa gittim.  Eşim arkamdan gelmişti. Mutfakta sarıldı bana uzun uzun öptü dudaklarımı.
“Hayatım, hala sıkıntılısın. Şayet ben istediğim için yapıyorsan söyleyelim adama gitsin” dedi. Hiç bir şey söylemedim. Eşim gitti Mustafanın yanına. Ben mutfakta sigara içiyordum. İkinci sigarayı yakmıştım. Mustafa geldi bu defa… Elim ayağım her yerim titriyordu.
“Nasılsın Buket?” “Bak, şayet rahatsız seziyorsan bana söylemen yeterli..”
“Yok rahatsız olmadım gerçeğinde… Yalnızca, vaziyete alışamadım. Çok acayip seziyorum. Fakat bir biçimde gitmeni asla istemiyorum dedim. Ama ne kadar çabalasam da eşimin yanında, sarihçe bunu söylemek güç” dedim.
“Seni kavrıyorum” dedi. Ayaktaydık yanaştı elimi yakaladı. “Lütfen rahat ol sevgilim… Gitmemi istersen hemen giderim ama dilenirim kalmama izin ver, inan pişman olmayacaksın” dedi.
Can Vereceğim sandım. Yanıt veremedim. Ellerime vazgeçti eşimin yanına gitti. Sevgilim demişti bana msn de telefonda suratlarca defa demişti gerçeğinde ama çok güzelime gitmişti bu sefer. Evet bir sevgilim vardı gerçekten bir sigara daha yaktım karar vermem gerekiyordu. Her şeyimle onu istiyordum ama bu noktadayken dahi hala çok korkuyordum. Tereddüt bir biçimde içeri gittim.
Tüm seksiliğimle kocama ve sevgilime çay dolduruyordum. Kiloduma kadar görüyorlardı popomu farkındaydım. Önemsemedim hiç. Çayları verdim. Oturduk bir demlik çay bitene kadar sohbet ettik daha rahat davranıyordum artık. Kendimi kaptırmıştım. Mustafa bana aşkım sevgilim diye hitap ediyordu. Ben de canım diyebiliyordum yalnızca. Çok acayip gelmiyordu artık.
Çay yeniden bitmişti.  Saat çok ilerlemişti. Tepsiyi götürdüm mutfağa eşim geldi arkamdan.
“Eee?” dedi “Buket hanım, ne yapıyoruz? Saat gece yarısı” dedi.
“Sen gerçekten istiyor musun?”
“Şaka mı yapıyorsun hayatım? Bunu her şeyden çok istediğimi öğreniyorsun. Ama senin de istemen gerek. Mustafa iyi biri… İstemezsen gidecek. Ama buraya kadar geldi bu iş, lütfen yarıda kalmasın”
Ne diyeceğimi donakalmıştım. Çok istiyordum. Sarıldı kocam “Evet, Ne diyorsun? İstiyor musun?” dedi.
“Evet” diyebildim. “Evet, istiyorum”
Nasıl demiştim öğrenmiyordum ama sonunda evet diyebilmiştim. Suratına bakamıyordum kocamın. Oysa her şeyi o ayarlamıştı. Beni bir biçimde buna hazırlayan kocamdı. Ama yeniden de çok tedirgin olmuştum. Eşim sarıldı
“Gözlerime bak” dedi baktım “Seni çok hoşlanıyorum. İnan her şey çok hoş olacak” dedi. Yanıt vermedim. Eşim gitti ben bulaşıkları yıkadım. Hoş bir parfüm süründüm. Salona giderken aynada kendime bakıp, çeki kumpas verdim. Çok güzel görünüyordum gerçekten. Yanlarına gittim. İçerde yalnızca Mustafa vardı. Gözleri üzerimi geziyordu. Eşim yoktu.
“Mert nerde, banyoya mı gitti?” dedim.
“Hayır” dedi. “Çıktı. Senin rahat edemeyeceğini, yalnız kalmamızın daha iyi olacağını düşündü çıktı. Ne zaman çağırırsak o zaman gelecek”
“Çılgın misiniz siz?” dedim. Hemen kocamı aradım. Tez eve gelmesini istedim. Eşim iki dakika sonra konuttaydı. Gerilmişti ikisi de. Ama ben rahattım. Koltuğa oturan kocamın yanına gittim, önünde durdum.
“Ben sen olmadan yapamam aşkım.”  dedim. Bacaklarımı iki yana açarak kocamın kucağına oturdum, sımsıkı sarıldım. Ateşli bir biçimde dudaklarına yumulup uzun uzun öpüştüm kocamla…
Dakikalarca öpüştükten sonra kocamın kucağından kalktım, Mustafanın karşısında dikildim. Elinden yakalayıp ayağa kaldırdım onu… Sarıldık birbirimize… Gözlerimi kapattım, coşkudan can vermek üzereydim. Ayak parmaklarımın üzerinde yükselerek coşkuyla aralanan dudaklarımı ona uzattım, dudaklarımız birleşti.
İnanılmaz bir şeydi. Mustafa ’yla öpüşüyorduk. Hem öyle böyle değil… Koparırcasına emiyordum dudaklarını. Dudaklarımızı yiyorduk resmen. Ellerimi boynuna doladım sıkıca adamın. O da sarıldı belime sıkıca. Dillerimizi yalıyor dillerimizi emiyorduk. Elleri kalçama kaydı.
Sert başlamıştık sert devam ediyorduk. Popomu okşuyordu uzun zamandır aradığı bir şeyi yeni bulmuş gibi davranıyordu Mustafa. Kendimi geri çektim. Tebessümdüm gözlerine bakıp. Gözleri bir acayip bakıyordu. Azmıştı adam. Koltuğa oturttum onu. Geri döndüm kocamın kucağına oturdum.
Taş gibi olmuştu sertliğini hissediyordum. Çılgın gibi öpüşüyorduk. Bir eli göğsümde bir eli popomdaydı. Dilini uzattı emdim emdim. O da benim dilimi emdi. Kalktım tekerrür…  Mustafa ’yı gidip tekerrür kaldırdım. Öpmeye başladı dudaklarımı. Acıtıyordu ısırıyordu arada. Durdum.
“Azıcık serinkanlılaşalım” dedim soluk soluğa… Özür diledi. Üzerinde kazak vardı çıkardım. Atletini de çıkardım. Bedeni hoştu. Usulca dudaklarını öptüm uzun uzun. Dilini emdim. Yanaklarını boynunu emdim azıcık. Omuzlarını emdim. Ellerim boş durmuyordu göbeğini karnını göğüslerini okşuyordum. Göğüslerini emiyordum. Çok zevk alıyordu.
Hala ayaktaydık. Ardı döndürdüm. Ensesini omuzlarını sırtını okşadım, yaladım. Kocam afallamıştı ama umurumda değildi. Güzelime gidiyordu. Gerçeğinde seks yaparken hoşlanılmayı çok severim ben. Bunları kocama pek fazla yapmam. Ama çıldırtmak istiyordum ikisini de.
Tekerrür bana döndü Mustafa. Öpüştük azıcık. Okşadık birbirimizi. Geceliğimi çıkarmak istedi. Vazgeçtirdim. Ben ayarlayacaktım. Pantolonunu çıkardım. Yalnızca dar bir boxer le kaldı karşımda. Aleti büyüktü öğreniyordum. Çok görmüştüm sırçada. Değmek istedim ama yapamadım bir an. Koltuğa oturttum onu. Eşimin yanına gittim.
Eşimi de soydum,  o da boxeriyle kalmıştı. Ama onun aletine dokundum. Okşadım azıcık külodunun üzerinden. Okşarken de gözlerinin içine bakıyordum. Kocam gözlerini kaçırıyordu. Tedirgin oluyordu. Mustafa ’yı kaldırdım, salonunun ortasında durdurdum. Eşime
“Mert, gelsene” dedim. İkisi yan yana duruyorlardı şimdi, bana bakıyorlardı. Kocamın boxerini çıkardım. Onun sikini yalamaya başladım. Değişik elimle Mustafanın aletini okşuyordum boxerinin üzerinden. Gözlerimi diktim kocama. Kocamın yumurtalarını okşuyordum. O da saçlarımı okşuyor. Başımı bazen bastırıyordu.
Mustafaya döndüm. Boxerini indirdim. Kocaman alet yay gibi gerilmiş. Kurtulunca çamaşırdan yerinden çıkmış gibi oldu. İki elimle okşadım, beğendim. Gözlerimi kapattım. Dudaklarımın arasında adamın yarağı vardı. Damarlarını seziyordum. Bir elimle testislerini okşuyordum.
Mustafa da inlemeye başlamıştı. Yarak ağzımda giderek daha da gelişmişti. Ve sertleşmişti iyice. Yavaş yavaş emiyordum. Alabildiğim kadar ağzıma sokuyor tekerrür geri çekiliyor tekerrür sokuyordum. Arada başını öpüyordum. Çok güzelime gitmişti.
Mustafa ’yı vazgeçtim kocamınkini ağzıma aldım yalamaya başladım. Kocamınkini daha çok ağzıma alabiliyordum. Bir hoş yaladım onu da. Onları koltuğa oturttum. Karşılarında kıvırarak dans etmeye başladım müziksiz.
Az sonra üzerimdeki geceliği çıkardım. Kalçalarımı kıvıra kıvıra külodumu da çıkardım. Ayaktaydım. Seksi hareketlerle orta parmağımı ağzıma götürdüm. Bir yarak yalar gibi parmağımı yalıyordum. Sonra iki elimle göğüslerimi okşadım. Arkamı dönüp eğildim. Kalçalarımı iki yana ayırıp deliklerimi gösterdim onlara.
İkisinin de yarakları ellerindeydi. Yaptığım şeylere kocam çok donakalıyor olmalıydı. Ben de kendime çok donakalıyordum. İnanılmaz şeyler yapıyordum. Onlara dönüp yanlarına gittim. Ortalarına oturdum. Mustafa ’nın dudaklarına yapıştım. Kocam bacaklarımı okşuyordu. Sonra kocama döndüm. Onu öpmeye başladım.
Ardından ikisinin de aynı şeyleri yapmalarını söyledim. İnanılmaz bir şeydi bu. İkisi de aynı anda kulak memelerimi emiyorlardı. Birer elleriyle bacaklarımı okşuyorlardı. Başımı koltuğa dayadım iyice. Boynumu, omzumu emiyorlardı. Omuzlarımı öpüp yaladılar.
İşte muhteşem anlardan birini yaşıyordum şimdi. Kocam sol göğsümü sevgilim de sağ göğsümü yalıyordu. Çıldırmaya başlamıştım. İkisinin de ellerini yakaladım. Amıma değdirdim ellerini. İkisi de parmaklarını amıma soktular.
Memelerimi yalıyorlardı ve birer parmakları da içimdeydi. Öyle bir zevk alıyordum ki anlatılmaz. Azıcık daha devam ettiler buna… Sonra çekildim aralarından. Koltuğun üzerinde ayağa kalktım. Bir ayağımı dizimden kırarak koltuğun üst kısmına dizimi koydum. Diğer bacağımı da Mustafa ’nın omzuna koydum. Başı bacaklarımın arasındaydı şimdi, bütün amımın hizasında…Saçlarından yakalayıp başını amıma dayadım. Kilitorisimi dillemeye başladı. Kocam da arkamda, kalçalarımı iki yana ayırıp dilini arka deliğime değdiriyordu. Dayanamıyordum. Çığlık çığlığa bir orgazm yaşıyordum. Hayvanlar gibi haykıra haykıra boşaldım. Mustafa ’nın suratı ıslanmıştı sularımla. Dudaklarından öptüm. İkisini de ayağa kaldırdım. İkisine de 31 sürükletiyordum bir kocamın gözlerine bir sevgilimin gözlerine bakıyordum. Onları da böyle boşaltacaktım evvel.
Evvel kocam boşalmaya başladı. Ama ne boşalma… İlk kere bu kadar çok boşaldığını görüyordum. Onun şehvetli inlemeleri tahrik etmiş olacak ki,  ardından Mustafa da boşaldı. Suratım gözüm göğüslerim ellerim her yerim spermlerle dolmuştu. Gerçeğinde daha öncekinden bu bana çok sevimsiz kazançtı. Porno filmlerde izlerken bu görüntü beni rahatsız ederdi. Ama şimdi hudutlarım yoktu sanki.
Banyoya gittik üçümüz beraber… Evvel beni yıkadılar ikisi de. Sonra ben onları sırayla yıkadım. Azıcık üşümüştüm. Kurulandık ama giyinmedik. Salona anadan üryan geçtik birer sigara yakıp verdim kendim de yaktım. Koltuğun bir ucunda sevgilim, bir ucunda kocam oturuyordu.
Başımı kocamın bacaklarının üzerine koydum. Bacaklarım da Mustafa ’nın üzerindeydi. Sigara içiyorduk. Arada kocamın dudaklarını öpüyordum. Eliyle göğüslerimi okşuyordu kocam… Mustafa da bacaklarımı, amımı okşuyordu. Üçümüzün suratında da tatlı bir tebessümme vardı. Kocam
“Nasıl gidiyor karıcım, güzeline gidiyor mu?” dedi. Dudaklarına vantuz gibi yapıştım. Çekilip
“Belirli olmuyor mu halimden aşkım?” dedim. Gülüşüyorduk.
“Yatakta devam edelim mi, ne dersiniz?” dedim. İkisi de onaylayınca kalkıp el ele alevlenerek yatak odasına gittik. Yatağın ortasına uzandım iki erkeğim de yanlarıma uzandılar. Kocam dudaklarımı öpüyordu. Az sonra yeniden o muhteşem şeyi yaptılar. İkisi de göğüslerimi yalıyorlardı.
“Hadi bu sefer daha sert olun…” dedim. İnanılmaz derecede zevkli bir şeydi. İki erkek iki yandan göğüslerimi delirmiş gibi emiyorlar, dudaklarıyla uçlarını çekiştire çekiştire sündürüyorlardı. Bazen acıtıyorlardı ama ben önemsemiyordum.
Kocam altlara indi. Amımı yalıyordu. Bacaklarımı onun boynuna doladım. Mustafa memelerimi hoyratça okşuyor sırayla emiyordu. Az sonra azıcık serinkanlılaştılar. Hareketleri daha serinkanlıydı artık ikisinin de… Mustafayla öpüşüyorduk. Elleri boş durmuyor göğüslerimi sıkıştırmaya devam ediyordu. Kocam da amımı yalamaya devam ediyordu. Kocam kalktı.
“Evvel hangimiz senin tadına baksın istersin hayatım?” dedi.
“Ben azıcık daha sizin tadınıza baksam nasıl olur hayatım?” diyerek doğruldum, yatağın kenarına oturdum. Onlar da karşımda ayakta dikildiler. Kocamın yarağını yalamaya başladım. Bir elimle de Mustafa ’nın yarağını okşuyordum. Kocamınkini iyice yaladıktan sonra dönüp Mustafa ’nın o kocaman yarağını yalamaya başladım.
Çok güzel bir aleti vardı. Kocamınkinden daha tatlıydı. Farklı değildir diyenler ağzının tadını öğrenmeyenler bence. Ben de o gece bildim. Her yarağın ayrı bir tadı var demek ki dedim kendi kendime ve bundan sonra her yarağın tadına bakmalıyım diye düşündüm.
İkisi de taş gibi olmuşlardı. Yatağa yattım kocama
“Aşkım, gel…” dedim. Artık çok rahattık içimizden geldiği gibi davranıyorduk. Kocam geldi. Bacaklarımı ayırdım beline doladım. Yarağını dayismi amıma, kolayca kaydırdı içime… Tek atakta sonuna kadar içimdeydi. Çok ıslaktım. Amım onu yakıyordu. Gidip geliyordu kocam.
Mustafa da azıcık bizi izledikten sonra dayanamayıp yanımıza geldi. Azıcık dudaklarımı emdi. Diz çöküp yarağını ağzıma verdi. Ben de iştahla yalıyordum onu. Ama çok büyüktü. Zorladığımda boğazıma dokunuyordu. Ama olsun, ona zevk vermek istiyordum.
Mustafa ’nın elleri boş durmuyor göğüslerimi de okşuyordu. Çok zevk alıyordum. Kocam süratli süratli sikiyordu beni. Mustafa
“Hadi bir pozisyon sınayalım. Çok zevk alacaksın” dedi. Olur deyince kalktık, Mustafa kocamı yatırdı, beni de üzerine ters oturttu. Kocama arkamı dönerek sikinin üzerine  oturdum. Mustafa ’nın tarifiyle tabi. Kucağında zıplıyordum. Daha çok hissediyordum kocamı bu biçimde. Bunu suratlarca defa yapmıştık zati. İçimden güldüm Mustafa ’ya. Mustafa da gelip dudaklarımdan öptü uzun uzun.
“Az sonra yaşayacağın şey için bana teşekkür edeceksin” dedi. Önüme geçti. Beni durdurdu. Kocama “Hadi Mert, sen girip çık şimdi…” dedi.
Ben sabit duruyordum. Kocam içimde gelip gidiyordu. Mustafanın ne yapmak istediğini eğildiğini kavradım. Diliyle kilitorisimi yalamaya başladı. Aman yaradanım. Bu nasıl bir şeydi. Kendime dominant olamıyordum. Üst kattakilerin dinlememe olasılığı yoktu. Çığlık çığlığa kalmıştım. Kendimi bir cinsli frenleyemiyor, hakimiyet edemiyordum. Bugüne kadar böylesi zevkli bir şey yaşamamıştım gerçekten.
Deliler gibi bir orgazm yaşadım. Yalnızca iki belki üç  dakika sonra, içimde gidip gelen kocamın siki, klitorisimi yalayan Mustafa ’nın dili, gecenin üçüncü orgazmını yaşatmaya başladı tekerrür. Hiç bu kadar kısa sürmezdi iki orgazmımın arası. Bu çok zevkliydi.
Kocam da dayanamadı, içimden çıktı, kalktım diz çöküp onu yaladım. Yeniden inanılmaz bir boşalma yaşıyordu kocam. Yeniden her yerim, ağzım gözüm, memelerim sperm olmuştu. Yorulmuştum. Ama Mustafayı da boşaltmalıydım. Banyoya gidip çarçabuk duş aldım. Kurulanıp geldim.
Yatağın yanında duran koltukta oturuyordu Mustafa… Elinde taş gibi yarağını okşayarak bana bakıyordu temenniyle… Dizlerimin üzerinde diz çöktüm önünde, olabildiği kadar, hudutlarına kadar sertleştirdim hoş aletini… Kocaman yarak ağzıma sığmıyor ben de zorluyordum.
Kucağına çıktım ama bu sefer ters oturmadım. Dudaklarını dudaklarımı dolaştırdım, dilimle yaladım etli dudaklarını… Azıcık öpüştüm. Belime sarıldı. O da, ben de artık o yarağın içime girmesini istiyorduk. Azıcık sürtündüm. Islanmıştım yeniden… Yarağını elimle düzenledim.
“Sen dur sevgilim, ben oturayım” dedim.
“Korktun mu?” dedi.
“Evet, çok büyük…” dedim dudaklarımı ısırarak… Tebessümdü.
“Merak etme, rahat alırsın, sen harika bir kadınsın” dedi.
Biraz oturdum. Durdum, soluk aldım. Başı içimdeydi. Azıcık daha oturdum.
“Offf…” diye inledim. Şimdi azıcık acımıştı. Gerçeğinde ıslaktım. Ama yarağı çok büyüktü Mustafa ’mın. Kalkıp inmeye başladım. Azıcığını alabiliyordum hala. Korkuyordum acıyacak diye… İstemdışı bir şey. Yoksa köküne kadar girmesini istiyordum. Şimdi biraz daha fazla oturdum. Her seferinde artırıyordum. Acıyordu ama çok değil. Devam ettim. Sanırım Mustafa dayanamamıştı. Belimden sıkıca sarıldı. Gözlerime baktı. Anladım.
“Tamam sevgilim” dedim. “Nasıl istersen öyle sik beni.”
Birden oturttu beni süratlice. Bariz bir çığlık attım. Süratli süratli girip çıkıyordu amıma. Fena sikiyordu beni. Çok zevk alıyordum.
“Offf aslanım… Sik beni… Daha süratli… Daha sert… Sik… Hadiii…” diye haykırıyordum. “Ohhh.. Yarrağın harika aşkım… Çok hoş yarrağın var bebeğim… Beni çok mutlu ediyorsun. Aşkım… Sevgilim… Kocacımm… Sik beni Mustafam…”
Alttan çılgınlar gibi vuruyordu. Bir makine gibi süratli süratli sikiyordu beni. Tekerrür orgazm olmaya başladım. Ama ne orgazm, ne kasılma… Gecenin dördüncü orgazmıydı. Hiç bu kadar boşalmamıştım bir gecede. Böğürüyordum orgazmımı yaşarken. Mustafa
“Ihhh… Boşalmak üzereyim aşkım, geliyorum” diye inledi.
“Boşal sevgilim. İçime boşal aşkım… Merak etme korunuyorum” dedim.
Offf… Spermleri oluk oluk akıyordu içime. Sıcaklığına yoğunluğunu sezebiliyordum. Sarıldım boynuna öpücüklere boğdum. Dudaklarını suratını gözünü öpüyordum. Teşekkürler ettim. Kalktım bir bezle sildim amımı. Kocam karşı koltukta zevkten delirmiş bir haldeydi. Gittim kocama sarıldım. Onu ne kadar çok hoşlandığımı. Bunu bana yaşattığı için minnettar olduğumu söyledim. Sıkıca sarıldık birbirimize.
Duşa girdik hep beraber. Yeniden beni yıkadılar ardından sırayla, ben de onları yıkadım. İçeri girdiler.   İkisinin de dudaklarından öptüm. Acıkmıştık. Saatler süratlice akıvermişti. Çay koydum yeniden, kahvaltılık bir şeyler hazırladım. Mutfakta anadan üryan oturup yedik. Sohbet ettik. Herkes hoşnuttu. Üçümüz de çok sevinçliydik ve mutluyduk.
Karnımız doyup kendimize gelince, kendimizi tekerrür yatağa yattık. Kocama arkamı döndüm. O da bana arkamdan sarıldı. Mustafa önümdeydi, surat surata bakıştık, uzun uzun öpüştük. Sabah olmak üzereydi. Uykuya daldık.
Öğlene doğru ben uyandım. Gidip elimi suratımı yıkadım. Bitkinliğim gitmişti. Tazelenmiş hissettim kendimi… Bir gevşeme vardı üstümde, çok hafiftim. Baktım, benimkiler uyuyorlar. Kalkıp öylece mutfağa gittim çay koydum. Geceden kalan kahvaltı bulaşıkları vardı. Onları yıkadım. Mükellef bir kahvaltı sofrası hazırladım mutfak masasına. Çayı demledim. Ekmek almak gerekiyordu. Kalktım üzerime bir giysi geçirdim.  Fırına gittim. Fırındaki tezgahtar kız tebessümerek,
“Abla çok sevinçlisin bugün…” dedi. “Tebessümüyorsun, bi tatlılık var suratında…”
“Ay ne öğreneyim her zamanki halim…” deyip çıktım dışarı. Mutluydum demek ki.
Eve gittim üzerimdekileri çıkardım. Aynaya gittim baktım. Suratım ayrı bir hoştu gerçekten. Güldüm kendi kendime. Bir parça margarini bir dilim ekmeğe sürdüm. Bir kadeh de çay koydum kendime. Ekmeği yiyiverdim hemen bir sigara yaktım. Mutsuz değildim. Sıkıntılı değildim. Çok korkuyordum gerçeğinde pişman oluruz diye düşünüyordum ama değildim. Umarım kocam da değildir diye geçirdim usumdan.
Sigaram da çayım da bitmişti. Uyanalı bir saati geçmişti. Yatak odasına girdim. Güneş vuruyordu sırçadan. İçerisi sıcaktı. Perdeden dışarı baktım. Cumartesi sabahı kimsecikler görünmüyordu. Uyuyordu ikisi de. İzledim azıcık onları. Mustafa eli suratı hoş biriydi. Güzel bir adamdı. Bedeni da hoştu. Aynı yatakta uyuyorlar ya çok gülünç görünüyorlardı. Anadan Üryandı ikisi de.aletleri de uyuyordu..
Kocamın yanına gittim dudaklarını öptüm uyanıverdi. Baktı şöyle bir uyku sersemi. Tebessümdü ben de ona tebessümdüm. Tekerrür öptüm.
“Kahvaltı hazır canım…” dedim.Kalktı lavaboya gitti. Kapıdan tekerrür baktı tebessümdü. Beni rahatlatlatmıştı bu. Her şey çok hassas en küçük şey bizi kırabilirdi. Sanırım kocam da bunun farkındaydı. Mustafa ’nın yanına uzandım suratı bana dönüktü. Bir elimle sarıldım. Dudaklarını öptüm. Tepkisizdi. Uykusu ağırdı demek ki. Alt dudağını araladım dilimle biraz emdim uyandı. O da sarıldı bana. Uzun uzun öpüştük. Ona da,
“Kahvaltı hazır sevgilim…” dedim.
“Tamam aşkım” dedi. Elimi yakaladı, avucumun içini öptü.  Mutfağa gidip ekmekleri kızartmaya başladım. Kocam geldi. Duşunu almış, giyinmişti. İki erkek tebessümerek günaydın dediler birbirlerine, kocam masaya otururken, Mustafa banyoya gitti bu defa… Kocam oturduğu yerden,
“Çiçek gibisin bu sabah” dedi kocam sarıldı öptü. Teşekkür ettim. Kızaran ekmeklere margarin sürüyordum. Yumurtaları da atarken Mustafa geldi. Hiçbir şeyi elletmedim erkeklerime, beni sikerek mutlu edenlerime hizmet ettim.
Hoş bir kahvaltı yaptık, uzun sürdü. Sohbet ettik hoş hoş, keyifle… Kimse utangaç değildi. Çok rahattık. Her şey çok iyi gidiyordu. Bulaşıkları yıkadım, onlar çaylarını içmeye devam ettiler. İşim bitince
“Dışarı çıkalım, azıcık dolaşalım olur mu?” dedim kocama ve sevgilime…  Kocam olur tabi dedi. Mustafa da istiyordu. Üzerime en dar pantolonumu giydim. Siyah ve likralıydı. Aynadan baktığımda arkamdan külodumun izi belirli oluyordu. Daracık bir de tişört giydim. Altımdaki sütyenin dantelleri dahi belirli oluyordu ondan da… Çıkıp arabaya bindik. Kocam,
“Siz arkaya geçin, bugün sürücünüz ben olayım” dedi.
Yeni bir Avm açılmıştı, oraya gittik. Gidene kadar yan yana, dip dibe oturduk Mustafa ’mla, konuştuk, gülüştük, öpüştük, koklaştık. Kocam arada aynadan bize bakıyordu. O da mutluydu, biz de…   Büyük bir yerdi. Hayli dolaştık sergenlere baktık. Bir ara Mustafa
“Mert, bu kız fıstık gibi yapmış kendini, elimizden almasınlar sonra?” dedi. Kocam güldü. Ben de
“Valla dikkat edin, sahip çıkın. Kaçırıverirler beni, kalırsınız ortada…” dedim. Gülüşüyor eğleniyorduk. Lokantada yemek yedik. Gülüşüyorduk. Çok hoştu her şey. Çenem düşmüştü aralıksız konuşuyordum. Tatlılarımızı da yedik.
Nargilecinin önünden geçiyorduk. İçeri girdik. Ağır bir nargile kokusu sarmış havası ağır bir yer. Tavanı pespaye. İlk kere geliyorduk buraya. Her yer duman. Oda gibi ön suratı sarih üç yanı duvar gözler yapmışlar. En sondaki göz boştu. Oraya oturduk. Üç tane nargile getirdi garson. Kocam antreyi gören yere oturdu. Ben karşısına Mustafa çaprazımıza. Sohbet ediyor, çok hoş eğleniyorduk.
Bir ara nargilenin ağızlığını iki elimle tutarak Mustafa ’ya diktim gözlerimi ağızlığı yalıyordum. Mustafa dayanamadı, yanıma oturdu. Dudaklarıma yapıştı. Civar çok rahattı. Gelen olsa kocam zati görürdü. Azıcık öpüştük bacaklarımı göğüslerimi de boş vazgeçmedi. Ben bir ara elimi Mustafa ’nın aletine attım sertleşmişti.
“Yalamak ister misin?” dedi.
“Sorulur mu, tabi istiyorum” dedim. Fermuarını açıyordu ki
“Dur çıldırdın mı? Yapma” diye atıldım.
“Şaka yaptım Buket, merak etme” diyerek güldü.
“Hadi bakalım, siz azdınız anlaşılan, kalkalım, konutumuza gidelim” dedi kocam.
Arabaya bindik. Yeniden aynı biçimde, kocam önde, biz arkadaydık. Mutluluktan başım dönüyordu. Mustafa ’nın kucağına yattım. Azıcık okşamama kalmadan aleti taş gibi olmuştu hemen… Fermuarını açtım külodunu sürükleyip, aleti elime aldım. Ağzımdaydı. Çok güzelime gidiyordu. On dakika süresince yavaş yavaş, sevgiyle okşadım, öptüm, emdim. Öyle dalmıştım ki, kocam,
“Caddeye geldik çocuklar…” diyene kadar devam ettim işime… Kalktım derlendik. Siteye girip arabayı park ettik. Hep beraber eve girdik. Kapıyı kapatıp antrede sarıldım Mustafa ’ya. Salona geçtik. Ben çıktım, yatak odasında soyunup makyajımı tazeledim. Anadan Üryan durumda tekerrür yanlarına geldim.
“Daha soyunmamışsınız siz…” dedim. “Uyuşukluk edecekseniz öğreneyim”
Gülüştük. Onlar da soyundular. Sikleri kalkmıştı zati… Mustafa ’yla öpüşüyorduk ayakta. Kocam arkamdan sarıldı. Boynumu sırtımı öpüp okşuyordu. Mustafa göğüslerimi emerken kocam da arkamda diz çökmüş, kalçalarımı emiyordu. İnlemelerim çoğalmıştı.
Azıcık böyle seviştik. Aralarında kalmış, her yanım okşanıyor, yalanıyordu iki erkek tarafından… Zevkten kendimden geçiyordum. Ardından erkeklerimin aletlerini yalamaya başladım. Azıcık birini, azıcık ötekisini yalıyordum. Birini yalarken değişik elimle de diğerine 31 çekiyordum.Kocamı koltuğa oturttum. Domaldım önünde, kocamınkini yalıyordum. Mustafa arkama geçer beni siker diye düşünmüştüm ama o altıma uyuyup amımı yalamaya başladı. Gayet hoş yalıyordu. Azmıştık iyice üçümüz de…
Kocam geniş koltuğa uzandı, üzerine oturdum. Islanmıştım zati iyice. Mustafa da ayakta ağzıma verdi. İkisini de mutlu ediyordum. Kocam belime sarıldı. Ben sabittim, kocam alttan süratli süratli girip çıkıyordu. Ben ritmi bozmadan Mustafa ’yı yalamaya devam ettim. Kocam
“Boşalıcam” dedi. Kalktım. Kocam da ayağa kalktı, sikini yalamaya başladım. Ellerimle ıslak sikini sıvazlıyordum. Kocam birden patlayıverdi. Mustafa ’ya dönüp onunkini aldım ağzıma, oda hazırmış zati… O da boşaldı üzerime… Banyoya gittik yıkandık. Çıplak durumda salona döndük.
Birer sigara yaktık. Sigaramdan son bir soluk alıp kül tablasına bastırdım. Oturduğum tekli koltukta iyice yayıldım, ayaklarımı koltuğun iki yanına koyup ayırdım bacaklarımı. Mustafa yan koltuktaydı, hevesle gelip amımı yalamaya başladı. Parmağını da sokuyordu içime yalarken… Çok hoştu.
Yalamayı kesti, doğrulup belime sarıldı, yarağını içime kaydırdı. İlk seferde yarısı içimdeydi. Ve dünkü gibi acımamıştı. Gidip gelmeye başladı. Tamamen içimdeydi. Ben de artık dayanamıyordum. O dizlerinin üstünde, içimde gidip kazançken ben klitorisimle oynuyordum. Bu pozisyonda Mustafa ’yı daha çok hissediyordum içimde.
Çok sürmedi orgazm oldum. Sarıldı iyice vazgeçmedi süratli süratli gidip geliyordu içimde. Rahatlamıştım. Soğukkanlılaştık. Kocam parlayan gözlerle bizi izleyip durmuştu tüm sevişmemiz süresince, sikini okşuyordu bir yandan da…
“Hadi yatağa gidelim…” dedim. Yatağa gittik. Yatağa yattı Mustafa. Hemen üzerine oturdum. Daha yangınım geçmemişti. Tekerrür içimdeydi. Zıplamaya devam ettim. Kocam arkama geçti. Kalçalarımı ayırdı. Durup bekledim. Mustafa alttan yavaş yavaş girip çıkıyordu içime. Kocam arka deliğimi yalıyordu. Beni çılgın ediyorlardı yeniden. Mustafa da boş durmuyor göğüslerimi emiyordu.
Kocam yarağını arka deliğime dayismi. En çok merak ettiğim şeyi yaşamak üzereydim.
“Kreme gerek var mı bebeğim?” dedi. Arka deliğim açılıp kapanıyordu istekle,
“Hayır, azıcık nemlendirmen yeterli…” dedim. Tükürüğünü nemlendirdi aletini… Usulca giriyordu. Mustafa hareketsizdi. Az sonra tamamen içimdeydi kocam. İkisi de hareketlendi. Sırayla sokuyorlardı. Çığlıklarıma dominant olamıyordum. Mustafa boynuma sarılmıştı. Kocam belimi iki elini yakalıyordu.
“Sikin beni… Oofff… Çok hoşmuş bu… Beni hep böyle sikin…” diye haykırıyordum. Onlar da çok zevk alıyorlardı. Sanırım bu kadar heyecanlanmam onları da heyecanlandırmıştı. Çığlık çığlığa bir orgazm yaşıyordum. Kasılmalarımı fark edince onlar da süratlendiler. Kesik kesik kasılıyordum. Mustafa da boşalıyordu.
Bizim boşalmamız bitince kocamınki başladı. İkisi de deliklerime boşalmıştı. Ellerimle içimden süzülen dölleri tutmaya çalışarak kalktım, banyoya girdim. Arınıldım hoşça, tekerrür yatak odasına geldim. Üçümüz yan yana uzanıp tekerrür sigara yaktık. Kocama sarıldım öptüm dudaklarından.
“Çok zevk aldın karıcım” dedi.
“Evet aşkım. Öyle zevk aldım ki… İnanılmaz hoştu” dedim minnetle… Hala anadan üryandık. Acıkmıştık. Kocam
“Size tost yapayım mı çocuklar?” diye sordu.
“İyi alıştın sen tost yapmaya…” dedim.
Kahkahalarla güldük. Kocam tost yapmaya gitti. Ben Mustafa ’nın yanına oturdum. Birer sigara yakmış, sohbet ediyorduk. Başımı göğsüne koydum.
“Aşkım bizi üzecek, bu hoş ilişkiye hasar verecek bir şey yapmazsın değil mi?” dedim.
“Çılgın misin? Merak etme size hasar verecek bir şey yapmam. Seni kaybetmek istemem ben asla… Beni tanıman gerekliydi şimdiye kadar aşkım…”  dedi.
“Öğreniyorum sevgilim… Güveniyoruz sana, zati güvenmesek iş buraya kadar gelmezdi. Öyle hoş ki her şey, bir terslik olacak diye sebepsiz korkuyorum işte…”
Sarıldık birbirimize, öpüştük. Övgüler ediyordu. Yakışıklı bir adamdı. Cana yakın biriydi. Ve hoş sevişiyordu. Öpüştük okşadık birbirimizi kocam gelene kadar. Karnımızı doyurduk. Sevişme süreyi gelmişti yeniden. Dura dinlene seviştik.
Neler yaptık neler… Yatakta, banyoda, mutfakta, salonda… Tam evin her yerinde beni aralarında tost yaptılar. Ayakta dahi becerdiler aynı anda ikisi birden siktiler beni…  İki yarak aynı anda deliklerime girip çıkıyordu. Aman yaradanım bu zevklerin en hoşuydu. Yaşadığım en zevkli yemini.
Bir önümdekiyle öpüşüyordum, bir başımı çevirip arkamdan giren erkekle…
“Harikasınız, İkiniz de harikasınız” diyordum.
Artık deliklerim acımaya başlamıştı. Duşumuzu alıp anadan üryan yatağa yattık. Çok huzurluydum. Uzun uzun erkeklerimi öptüm. Mustafayı da, kocamı da…
Bu hoş geceler bir seneye yakındır sürüyor. Çok farklı şeyler yaşadık. Kocamsız Mustafa ile bir gece geçirdim bir defasında… Bir defasında hep beraber iki günlük tatil yaptık. Mübalağa Ettik, kalkıp Mustafa ’nın evine dolaşmaya gittik, bir gün kaldık aile ziyareti gibi. Başka Bir Deyişle Mustafa ’nın karısıyla da tanıştık.
Hayat o kadar hoş ki… Beni seven, bana hayran iki erkeğin arasında… İki anlayışlı, sevecen erkeğin birden karısı olmak… Sevişmek onlarla… Doyamıyorum bir cinsli…